TEL : 0 222 230 84 74
GSM : 0 505 347 47 35
Mesnevi Hikayeleri İle İyileşme
ÖNCE KARŞIDAKİNİ DİNLE
Kuyumcu ve Terazisi
Duyurular
Cinsellik nedir?
DEPRESYON NEDİR?
ERKEKLERDE ERKEN BOŞALMA
NLP Nedir?
NLP'nin 6 Sütunu-ilkesi
KOÇLUK NEDİR?
YAŞAM KOÇLUĞU
KADINDA CİNSEL İLİŞKİ KORKUSU ve VAJİNUSMUS (VAJİNAL AĞRI)
Etkin İletişim Kurmak
Evlilik ve Eşler Arası İlişki
Yaşam Koçluğu
HAYAT BİR YAP-BOZ’A BENZER…
KARAKTERİMİZE TAKTIĞIMIZ MASKELER
Yaşam koçluğu nedir?
YAZILARIM
EVHAM HASTALIĞI ve BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ
Özgürlükleri kısıtlayan devlet demokrat olamaz
Dini takıntısı olanlar
ANKSİYETE (KAYGI) BOZUKLUĞU
OBEZİTE NEDİR?
OBSESİF-KOMPULSİF (EVHAM) HASTALIĞI
PANİK BOZUKLUĞU
PSİKİYATRİ'DE İLAÇ KULLANIMI
YAYGIN GELİŞİMSEL BOZUKLUKLAR, OTİZM.
TIRNAK YEME VE PARMAK EMME
Televizyon ve Çocuk
Ruhsal Hastalıklarda Tedavi
Ruh Sağlığı Nedir?
Psikotik Bozukluklar ve Şizofreni
PSİKOLOJİ NEDİR?
Ailede iletişim ve Anne-Baba Tutumu
ÖFKE VE ÖFKE KONTROLÜ-
OKUL KORKUSU
OBSESİF-KOMPULSİF (EVHAM) HASTALIĞI
MADDE BAĞIMLILIĞI
Logoterapi (Anlamkazanım tedavisi)
Konuşma bozuklukları:
KİŞİLİK BOZUKLUKLARI
KARDEŞ KISKANÇLIĞI
Geciken Özür
Evlilik ve Eşler Arası İlişki
ERKEN BOŞALMA
Dikkat Eksikliği-Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB)
DERS ÇALIŞMA VE BAŞARI YÖNTEMLERİ
DEPRESYON
DEMANS/BUNAMA NEDİR?
ÇOCUKLUK DÖNEMİ RUHSAL SORUNLAR
Çocuk ve cinsellik
BİPOLAR DUYGUDURUM BOZUKLUĞU
Anne-Baba Figürü Davranış ve Tutum
HİPERAKTİF ÇOCUK
Çocuğumuzda olumlu tutum elde etme
GÖREBİLMEK
Hastalar İçin Bilgiler
Aile İçi Şiddet
Boşanma ve Aile
Eşler Arasında Sorunlar
ANKSİYETE-KAYGI NEDENLERİ
ANKSİYETE (KAYGI) BOZUKLUĞU NEDİR?
Kategoriler

Ruhsal Hastalıklarda Tedavi

Ruhsal Hastalıklarda Tedavi

 

Hastalığın tanı aşamasında akla ne gibi sorular gelir?

"Beni/bizi nasıl etkileyecek?", "Sonuç ne olacak?", "iyileşebilecek mi (yim)?", "Rahatsızlık öncesine dönebilecek mi (yim)?", "Çocuklarıma da geçer mi?", "Daha da kötüleşir mi?", "Belirtiler kaybolursa geri gelir mi?", "Evlenebilecek miyim)?", "Çalışabilecek mi(yim)?", "ilaçlar ne kadar zaman kullanılacak?", "En iyi tedaviyi nerede olabilirim (yaptırabiliriz)?", "Yoksa akıl hastanesine mi kapatacaklar?" ve benzeri daha onlarca soru gelip takılır aklımıza.

Psikiyatrik İlaçlar Uyuşturucudur.

Ø     Psikiyatri ilaçları, uyuşturucu değildir, beyne zarar da vermez; tedavi edicidir. Aşırı dozlarda bile genellikle hayati tehlike ortaya çıkarmazlar.

Ø     Bu ilaçlar ilk kullanıldıkları günlerde sersemlik, uyku yapmaktadır. Ancak bu ilaçlar uyuşturucu değildirler. Ancak bazı ilaçların aylarca hatta yıllarca kullanıldığı takdirde sadece bir ihtimal dâhilinde olan alışkanlık yapma riski vardır. Bu da, alışkanlık yapma riski olan ilaçların kontrole tabi “yeşil reçete-kırmızı reçete” ile verilmesiyle önlenmektedir.

Ø     Tıbbi ilaçların araştırmaları çok titiz yapılmaktadır. En küçük şüphe durumunda bile derhal kullanımı durdurulmakta ve piyasadan toplanmaktadır. Molekül araştırmaları, faz 1, 2 ve 3 araştırmaları yanında faz 4 denilen klinik çalışmalar da yapılmaktadır.

“İlaç Tedavisi Değil, Psikoterapi İstiyorum.”

Ø     Bazı hastalar daha muayene başlarken, “ben ilaçla tedavi değil, psikoterapi görmek istiyorum” demektedir. Bu psikoterapi'nin ilaç tedavisine alternatif olduğu yanılgısının toplumda yaygın olduğunu göstermektedir. Ne ilaçla tedavi psikoterapi'nin, ne de psikoterapi ilaçla tedavinin alternatifidir. Tamamlayıcısıdır.

Ø     Hekim hasta ilişkisi de, bir psikoterapi ilişkisidir.

Meditasyon, Kişisel Gelişim (NLP) vb. Uygulamalar Ruhsal Bozuklukların Tedavisinde Yer Alır

Ø     Koşmak insan sağlığı için yararlıdır. Sağlıklı olmak şartıyla. Rahatsızlığı –solunum, tansiyon, kalp hastalığı- olan bir kişide ise sorun oluşturabilir.

Ø     Meditasyon vb. yöntemler ruhsal rahatsızlık varken hastalığın artmasına yol açabilir. Ayrıca gerçek tedavinin gecikmesine yol açmış olabilir.

Ø     Tedavi, hekimliğin görevi ve sorumluluğundadır. Bu yetki kimseye devredilemez.

Ø     Hekimlik ya da ruh hekimliği, sağlık kurumlarında uygulanır. Yoksa psikiyatri uzmanları, altı yıl tıp fakültesi, sonra dört yıl uzmanlık öğrenciliği ile bu yetkiyi elde edeceklerine, üç ay kadar bu merkezlerde eğitilir ve ‘icrayı tababet’e başvururlardı. Böyle uygulamaların mantığı yoktur. Geçmişte, bu tür uygulayıcılara ‘mutatabbip’ –sahte hekim- denmektedir.

Ø    Bu tür uygulamalarda, belli bilinç düzeyine ulaşmış kişilerin, yerçekimini yendiği, uçabildiği gibi saçma sapan görüşlerde yer almaktadır. Bu durum ise, özellikle psikotik hastalar için ağırlaştırıcırol oynayabilmektedir.

Hocalara okutmak, kurşun döktürmek iyileştirir mi?

Ø     Herkesin inançları doğrultusunda derdine çare araması doğaldır. Ancak ruhsal hastalıklar, üzerinde hekimlerin yıllardır uğraş verdiği, tıbbi tedavi imkânları hızla çoğalan bir alan olup çareyi hocalarda aramak sadece zaman kaybına yol açar.

Cinci ve üfürükçü hocaların “Banyoda cine uğramış, cin çarpmış” demeleri

Ø     Halkın arasında ruhsal rahatsızlığın uzun süre banyoda kalınca ortaya çıktığı sanılır. Zaten bazı hastalıklar kendisini ilk olarak uzun süre yıkanma belirtisiyle gösterir. Bundan dolayı cinci ve üfürükçü hocaların “Banyoda cine uğramış, cin çarpmış” sözleri halkı kandırmada kolaylık sağlamaktadır.

Medyum-Doğal Şifacılar

Ø   Biyoenerji, manevi şifa vb. gibi adlarla birtakım kişiler sözde tedaviye, özellikle de ruhsal bozuklukların tedavisine soyunmaktadır. Bu kişiler ‘şifacılık’ yeteneğine sahip olduklarını iddia etmektedirler. Bu tür uygulamaların etkinliği hiçbir güvenilir çalışmayla gösterilememiştir. 

Hastaların düzenli ilaç kullanmamasının çeşitli nedenleri vardır:

ØBazıları hasta olduğunu kabul etmez ve ilaç kullanmaya ihtiyacının olmadığını düşünür

ØDüşüncelerinde dağınıklık olduğu için düzenli ilaç alamayabilir

ØHasta yakınları hastalığın tam bilincinde olmadığı için hastayı ilaç kullanımı konusunda olumsuz yönde etkileyebilir

ØYan etkiler nedeni ile hasta ilaç kullanmak istemeyebilir, hastanın tedaviye uyumu bozulabilir

Øİlaç kullanımı uzun süreli olduğunda hastanın ekonomik gücü önemlidir.

ØTedavinin kolay uygulanabilir olması önemlidir. Çok sayıda ve gün içinde değişik zamanlarda uygulanan çok sayıda ilacın kullanılması tedaviye uyumu bozabilir.

ØHemen hemen bütün ilaçların yan etkileri vardır. Yan etkiler ilaçların etki mekanizmalarına ve kullanılan dozlarına bağlı olarak değişir. Ancak psikiyatri’de özellikle son yıllarda sinir sistemi üzerine yan etkileri oldukça az olan ilaçlar daha yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır.